tesettür elbise ve balkan bilgiler
Pers savaşları sonrasında Atina ile Sparta arasındaki çeki kinleşti. Sparta, Lykurgos’a dayandırılan kurumlarıy/a otoriterbT/'^’'^ yönetilirken, Atina büyük ölçüde Solon'un yasa ve reformlarının kendine has demokratik bir rejim altında bulunuyordu. Delos Bir/j*^!' narak Ege adalarını ve lonya’yı Pers yönetiminden kurtaran Atina'ı,^^ yayılmacı ve hegemonyacı politika özellikle Perikles'in yönetimi sıı^ veye ulaştı. Perikles Delos adasındaki birlik hâzinesini Atina'ya taşıyg^j şehrininyeniden inşasını temin etti. Bu dönem sadece Atina'nın değji Yunanistan’ın geliştiği Bellen medeniyetinin klasik çağını yaşadığı bir,, din Perikles döneminde Atina’nın, Boğazları ele geçirip Ege ticaretinikg,^ ne aldıktan başka Batı Akdeniz’e müdahale etmesi Sparta'nın yanındayj,^ Bellen birliği üyelerinden Megara ve Korint'in olumsuz yönde etkilenniı bep oldu. Bu durum Sparta’da Peleponnes yarımadasının da Atina nıntf^ı gireceği korkusunu uyandırdı.
Yunanistan ile İtalya arasında bir köprü konumunda olan Korkyra Atiıı^ desteği ile KorinPe karşı ayaklandı. Korint'in yenilgiye uğraması ve Perim Megara’yı ekonomik ablukaya alması Korint'in Hellen Birliği ne başvurup sebep oldu. Bunun üzerine Sparta, savaş kararı alarak Atina dan Atika-Deluj niz birliğini dağıtmasını isteyerek savaş kararı alır. Thukydides in bütün ayıjj larıyla anlattığı bu savaş, başlangıçta Atina ile Sparta'nın Helen polislerini^ hakimiyetlerinde birleştirme ve kendi ekonomik menfaatlerini koruma sî| iken, daha sonraları Perslerin de katılımı ile Ön Asya'nın hakimiyeti mücadıj sine dönüştü. Peleponnes adıyla bilinen bu savaş, 431 yılında başlamış ve27j sürmüştür. Savaşın ilk on yılında Spartalılar kralları Arhidamos'un liderli|i| her yıl hasat mevsiminde Atika'ya girip bu ülkeyi yakıp yıkarak, Atina yı kujai AtinalIlar ise Perikles önderliğinde mümkün olduğu kadar SpartaiılarJa kan] savaşmaktan kaçınarak, Peleponnes kıyılarına deniz seferleri yaptı. Bu dönemi Atina'da baş gösteren veba salgınında halkın yaklaşık üçte biri öldü. Bu salgın! Atina tarihindeki büyük komutanlardan biri olan Perikles de ölmüştü. Perikles! ölümünden sonra iktidara gelenler, askeri işlerden anlamadıklarından savaş idaresini halk meclislerine bıraktı. Perikles'ten sonra Atina'da iktidara gele Kleon ile Sparta kralı Brasidas arasındaki Halkidike yarımadasındaki savaşta! lider de ölmüş ancak on yıl kadar daha süren mücadele 421 yılında Nikias Ban? ile son bulmuştur. Taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre, her iki taraf ek geçirdikleri esirleri iade edecek ve Atina; Pilos, Kitera, Metena ve Atalante'des Sparta ise Amfipolis'ten geri çekilecekti. Ancak bu barış, Sparta'nın müttefikleri nin görüşlerini almadan böyle bir anlaşmayı imzalaması ve Amfipolis'ten çekli f^^rnesi yüzünden uzun süreli olmamıştır.
Kısa bir dönem devam eden barış sayesinde toparlanan ve bozulan eke nomisini düzelten Atina'da savaş yanlısı olan Perikles'in yeğeni Alkibiades'i.
BALKANLAR EL KİTABIİ69
başkomutan seçilmesi, Sparta ile mücadeleyi yeniden başlattı. Atina kuvvetleri Sicilya'ya sefere çıktı. Ancak bu sefer esnasında görevden alınan ve Atina'ya çağrılan Alkibiades, Spartalılara sığındı ve Atina'nın sefer planlarını onlara açıkladı. Atina'nın bu seferde mağlup olmasını sağladıktan sonra, Spartalılara îonya şehirlerini Perslere vermesi karşılığında onların yardımını temin etti. Perslerin İonyaya girerek Atika-Delos Deniz birliğini parçalamasının ardından, Pers sat-rabı Tisarternes'i, Atina'nın yıkılmasının Perslerin menfaatlerine olmayacağı yönünde ikna ederek Atina tarafına çekti. Atina sıkıntı içerisinde düşüp burada oligarşik bir yönetim kurulunca, Alkibiades demokrasiden yana olduğunu açıkladı. Peleponnes donanmasını yenmesi ve Boğazları ele geçirerek Kırım'dan gelen buğday yolunu açması sonucunda da demokrasinin kurtarıcısı olarak 407 yılında Atina'ya çağrıldı.
M.Ö V. yüzyılın sonlarında Arginusai ve Aigospotamoi muharebelerinden sonra iyice zayıflayan ve donanmasını kaybeden Atina, Boğazların tekrar Spartalılann eline geçmesiyle açlığa mahkûm oldu. Thebai ve Korint'in Atina'nın tamamen tahrip edilmesi önerilerine rağmen Spartahiar, Atina'nın böyle bir muameleyi hak etmediği gerekçesi ile ağır şartlar içeren bir barış yapmakla yetindi. Böylece uzun süre hem siyasi hem de kültür alanında Yunanistan'ın önderliğini yapmış olan Atina çökmüş, Perslerin de yardımıyla Sparta galip gelmişti. Mağlupları kadar galipleri de yıpratan bu savaş sonrasında Yunanistan'daki bir şehir devletinin bu coğrafyaya hâkim olmasının mümkün olmadığı görülmüştür.
Peleponnes savaşı sonrasında Yunanistan'da üstünlüğü ele geçiren Sparta, bu üstünlüğünü uzun süre koruyamadı. Çünkü bu savaşlar sırasında Perslerden aldığı maddi destekten ötürü Batı Anadolu kıyılarındaki Yunan şehirlerinin Perslerin eline geçmesine göz yummuştu. Ancak daha sonra batı Anadolu sat-rapı Kyros'un Pers hükümdarı Artakserkes'le (404-359) olan taht mücadelesinde Kyros'a yardım etmeleri Perslerle aralarının açılmasına ve Knidos'ta yapılan bir savaşta bütün donanmalarını kaybetmelerine sebep oldu. Bu esnada Atina, Sparta'ya karşı arka arkaya ayaklanan Yunan şehirlerinin öncüsü haline gelerek Attika-Delos Birliğini ikinci kez kurdu (378). Karadaki askeri başarılarla konumunu bir süre daha koruyabilen Sparta, deniz savaşlarında düşmanlan karşısında tutunamadı. Thebai önderliğindeki kuvvetlerin M.Ö. 371'de Sparta ordusunu bozguna uğratmasıyla güç dengesi yeniden değişti. Sparta korkusuyla birçok şehri çevresinde toplamış olan Atina, bu tehdidin ortadan kalkmasından sonra Attika-Delos Birliği'ni sürdürmede güçlüklerle karşılaştı.
Bu dönemde Yunanistan'ın kuzeyinde hem coğrafi hem de siyasi bir bütünlük gösteren topraklar üzerinde II. Philippos'un (M.Ö. 359-336) yönetiminde yeni bir güç odağı durumuna gelen Makedonya Krallığı, şehir devletlerinin birbirle-riyle çekişmelerinden de yararlanarak bunlar üzerinde söz sahibi olmaya başladı. Eski güçlerinden mahrum kalan Hellen devletlerinin
mücadelelerine, Perslerin bölgedeki aktif siyasetten çekilmesi de eklenince, Makedonların bir Balkan devleti oluşturma fikri için gerekli ortam doğmuş oldu. Makedonya, Tesellia bölgesini ele geçirdikten sonra Halkidike yarımadasını da alarak deniz gücünü kuvvetlendirip Atina'nın deniz gücünü kırdı.
II. Philippos, Delfoi kutsal şehri üzerinde koruyuculuk hakkı elde ettikten sonra, diplomatik manevralar ve savaşlar yoluyla Yunan şehirlerini birer birer Makedonya'nın hakimiyetine soktu. Thebai ve Atina'nın teşkilatlandırmaya çalıştığı direniş M.Ö. 338’deki başarısızlıkla kırıldı. Ertesi yıl Sparta dışındaki bütün Yunan devletleri, Makedonya'nın hakimiyetindeki Korinthos Birliği'ne katıldı.
II. Philipppos’un ölümünden sonra, Korinthos Birliğinin başına geçen oğlu Büyük İskender'e (M.Ö. 336-323) babasından güçlü bir ordu ve Hellen şehirleri üzerinde kurulmuş bir hegemonya miras kalmıştı. İskender Makedonya yönetimine başkaldıran şehirleri acımasızca cezalandırdıktan sonra, M.Ö. 334’de Asya'ya geçerek önce Mezopotamya'ya oradan da Nil ve İndus vadilerine kadar uzanan geniş bir harekata girişecektir. On üç yıl gibi kısa süren bir ömür içinde sadece Yunan şehirlerini hakimiyetine almamış, yaklaşık 200 yıl bütün Ön Asya'ya hakim olan Pers devletini ortadan kaldırmış, bu devletin de mirasçısı olarak Hindistan ve Mısır'a kadar uzanan geniş bir coğrafyaya hakim olmuştıj'
İskender, bir yandan doğuda ele geçirdiği bölgelerde yeni şehirler kuraı\ buraların Hellenleşmesini sağlarken, diğer yandan doğudan aldığı kültüreı özelliklerin Yunanistan'a taşınmasına vesile olmuştu. Yunan dünyasına Doğu uygarlıklarının kapısını açan bu fetihlerle ortaya çıkan büyük imparatorluk, İskender'in ölümünü izleyen iç çekişmelerle kısa sürede parçalandı.
İskender'in komutanları arasında paylaşım mücadelesinin yol açtığı boşluktan yararlanmak isteyen Atina, Makedonya'ya boyun eğmemiş olan Aitolia Birliği ile ittifak yaparak bağımsızlıklarını korumak için bir ayaklanma başlattı. Atina'ya karşı güvensizlik nedeniyle Yunan şehirlerinden çoğunun destek vermediği ayaklanma üstün Makedonya kuvvetlerince bir yıl içinde bastırıldı. Şartsız teslim olmak zorunda kalan Atina ve diğer şehirlerde Makedonya yanlısı oligarşiler başa geçti. Aitolia Birliği ise pek ağır şartlar içermeyen bir antlaşmayla varlığını korumayı başardı.
Hellen monarşileri arasında savaşların sürdüğü dönemde Antigonos hanedanından gelen Makedonya kralları, ılımlı politikalarla Yunan şehirlerini yanlarında tutmayn başardılar. Bunun sonucu olarak, M.Ö. 302'de Korinthos Birliği'ne benzer bir düzenlemeyle Yunan şehirlerinin Makedonya tahtıyla ilişkileri pekiştirildi. Sparta'nın M.Ö. 280 yılında bazı şehirleri yanına çekerek Makedonya yönetimine karşı giriştiği ayaklanma Aitolia Birliği'ne yönelik saldırılara dönü-tesettür elbise

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder