tesettür ile evliyalar bilgi
sizlere herazaman oldugu gibi tesettür dediki -Her ae kadar fca ecde penyefaymeklea şimdilik kurtulmuşsan da önemli hır ooktiyb karşı karşn^ayız. 7jn okun toele^ bir kışınıo ruhunu kabzetmek üzere indi ■i aab ptn dnnmn Ş« anda una bedd bin gerektir kı, sen gervekten kurtulabıle «o. Ba seoi ondan lartarddı, yııııdı »e o bizden hakkım ısdyor, boş olarak donup. İhr can laCifor. Sen de^erk bir insansın, hayatta başkalanna senin vok hız-, bydan ear, b« tebepb bedelin de değeıiı bin olması gerekir. Benim kızlanm I en tevdtf?m b«ı vardır, ben onu sana feda etmek ıstenm. Sonra Şeyh Haz-I mdeğme dondurdu ve 'Herhalde bir can kabzetmeyince Hak Tcib*nm yanma dooraeyeceksm, buna karşılık kızımın canını al, tize bu kızı Hak TcAb dan satn alODoş bnhımiforuz* dedi ve sonra kızımn yamna gitti. Kızının aslindi bv h^tah^ O» ydtn. 'Ey vocu^um* dedi, 'Ruhunu bana ba^la, zira sen halka kaoBCt ve byda gcörmekte padişah kmnın yerim tutanuzsın.' Kızı ise şöyle cevap oerdi:-Babacı^ Bemol canım tenm hükmün akındadır. Oliım meleği geldi. Şeyh R ndtımu kabzrHemeaoB tdybdi, o anda hzı yere düşüp ruhunu teslim etti.
Şeyh fcoöl Arabi der b: 626' Bize göre hasta bir şey venp canını satın alırsa . gerekmez. Biz bunu kendimizden müşahade ettik. Bir ıaaöoakhk,kar|di^ İM can otarak bedel vennediL
FanJıiTu ferle naUoİMnr SB6^1190 tanhtndc peygamberleri ınkir eden bir İboal'bdgoi bamm mfcİkmmm Muskunanlann inandığı peygamberbfisı
monubroo ve hanhaladc balennı nkih ederdi. Tesadıd^ kış meysınuyck Tophiıa^BO mtımoda bir RMOgaİ vardı ve ıvmde ateş yanıyordu. Felsefeci bilgin
Mn MM ıçnc blifiu ftt4m I ıçM^ yn mmam şjtnkmtL. lünfap ytnm-da KUk T eib em OMMde bofle küimaroı ge ’ Vn^ ElmVAbkM mm£ «H> d«k b.
-Dp||nM ıpB fB i|arct b«yMdafaMa ncc maıubom biz bfauyordak.
Tmıt HtiâhM tM |gyW nıHnİMM Bcmm daydanMd» btfM TekMa padışabi dbM|Ba. AA Yabı^i bM YaaM'A Omm zaaıaımda AbduHah Tiuimİ demlen bir fcfb Mdb İmBob anmaa kın^w|nı, uzlette yaşıyordu. Teienuan uı dışmda bur fode Aadede Mcşcaldû. B« gon Teinman'a gitmek üzere yob koyukb. Yahya bM Tasa da • mrada adar av çcTTefmdcb hizmetçi ae oteb adamlanyU otu u|radı Otan *lta kışı Eb« Abdullah TnHHfdir* dediler. Atınm başmı çekip ona ıclam ver A tanenade detab ıpekb eİMeicr vardL Şeyhe fordn:
-Bf Şeyh,bn ^lydı^ını eİMekrle namaz bhnak do|nı mudur’
Şeah bnna ^niunce. Yafaya.
' Naçm gpddtantaı dedL
-ScBM akdnBİ^^Ba av bılpriTİıgıne gukıyorum. Senm hakn dpb bir kopefe . Be hbpvh bM pıaiı^ içme duşmuş ae doyasıya yenuş, baştan aşa|ı kan ve
İdrann yapmak ıhdyacıaı doyunca da gûya kendume nçrafnaanı r, dııyenmrT b, batan aûcudu pislikle doludur. Bu örnekte oldu' haramlı dolmuştu, maziomlano İhı boynundadu'; boyley' Ata fcta kjfttataş ba cAnncylr namaz bâner n (byv foruyorıan.
Tjlıya be anda agkıyy jöndan mıb, tabanarr terk edip şeyhe bagAMb- Üç gun I kjldt Cç günden sonra Şeyh:
I dohbi; kJk, öden getr, pazanb sat dedi Mehk Yahya inim-^ sHİeB rışyırA peznrda tatmaya hnşİınııştı Pad^afafak donemlermde ^evretıade
Ornm V di* nem mhoA. Zira o. {padişahlıktan züht
iuu kw onttûâa müptela olsardım koUy koUt
Kacmir FtdûkJk kenarında mercımu
{t) Şjftflz şendir "li btşart-ı şey] itibardır b, s^ucüd-u mutlaktır, ^ j Coubı Haklan zatma Tûcûd-ı mutlak demesi üçünciıye göredir. Şeyh Ri^ mf omm doncnrr. vanı umumi varlığa hamietmiştir ve onun ınkiriı çurutııbii bıınıifila beraber kendisi vücûd-ı zatm serbest bırakılnusuu mu ■uı (uçiHKii maddeve) göre işaret etmiştir. Nitekim bazı risaleleniKk şoykbı
l aahûl^ruciki olduğuna mukayyet ve sınırlanmış olmaktan da mıakımm da münezzeh olduğuna dair (bize iman nasıp cttığRB>t Alah a hamdoisun.
şey oimanu şamyia [bifart-ı lişey’^] mutlak olur h» şart kiçbunyie mukayyet olmaz. Ve kayıtlar ve taayyünler onun nırki^ şartı olur, gerçekte vucüdunun şartı olmaz. ŞeT^
ie Şeyh Kemaleddın Abdurrezzik Kaşi arasında geçen
•J3', Bm laubali ş6ffkt âtt' 1" Şmni 454 If Kjmi 1215 Tibn^ bv uran v* il Şcyb Hjndkm yrrbm Anmmât çok mkr geçti, V.ııııkkh ç^ toybştik r w cıcriere İmt toyfedıgpBi bvkoç wot onun çok hoşum |Ht ^■Bİıa gokıyınr ue ıdetı şimşek çıkıyordu; muhırek bı |UU c|^ ur o losiadaı bmmı tckncbİL Bu şekidc Ulk UÜı konuşurkon ben om
- Ey cimdbm. gnnıynrunı b, tende bfiyı yetıştınp enştıren bir kuvvet vır. Om ■ c^er ıcn ımımMi tenden bışkıUn tuçbtr şeydir.
I daha tazii yaklışöm, ebm ofmım ve şoyie dedim:
I TM, Sana vab olan zad teceBıyc keyftyet-ı şuhûd-i daımı-ı ebe Aşie oMürhıklnk olmak sterim. Ona hasi olan ve onsuz kemalde karar kılmak ■■mkân olmayan harapan zad tecelliye ulaşmayı ben de ıstenm.
Hased Şeyh bemm steğmu kabul ettL
>lurda^mc boka kavaşomm. Bummla beraber bilimin b, evladımdan ve soh-I çoğumı oldurdam, diriktim; ölen oldu, öldürülen oldurul 1 kolay obnadi dcdL
>Ey tâtmdmm, ABah'a hamdolsun b, bu bana has bv fazilet okkL Bılıyorumkı I Aniür w öyorurn dedzm ve burada âşa» uygun düşmeyen daha bazı tözler
. AU a şokmier okun.
I de nm mukaddes okun. Şeyh Sadıeddm it Mcvikıi CelakddinH Ru-k knrfetlı b« mahabbet ve sohbet vardt Btr gun bvyok bv mcehs kurul ■mşln. Knnya’am den gelenim orada b« araya gfimtşlerdı. Şeyh Sadredekn boş la^ nâa terradr menode otartnmfdı. Mrrikii içen g^mce seccadmmı ona ickM etti, ttai • oftmadı ve *Şcyhm seccaden ıneraıe otumrıam kıyameti» ne cevap vaii-M* dedt Şeyh bnyrda kt:
Otâan yç rlBM-Hak Te Mnn bgnım tAtrmdut trfbc
Şcfk Mac^rfcdiydıii Huretkn Mİıhyoi: Şeyi— Şrfii Sadrrddm'den iktydu-|pMi fDvr Molmddn AnU Hazreden Hı. Havla (a^) gorüf konvş
flHÜBL Hbv (ajı) iMilcsaış ki:
> Hz. Mtı ya (a.iw) lin^ıııHın goruşmg zamanım kadar olan hayatıyla ı%lh İM Mcvk hanri vnışru Banlan kfndamc loracaktan, ama o bunlardan uç mcae-kfc lAnrıdrnirct Hz. Mnhanmedln (tJLT.) *Kc|ke karde^m Musa suMaydı rt Cf Al Hak oolann da irmaİannı bize kikiye etseydi* sdza bu manaya işarettir )cy4 Meeyyednddin d'Cendl'n», İboöl-Fkiz gibi derin hakAat ve ince mah-kâtn beyan eden Arapça yarleri vardv. Şeyh Fahrüddm>i Iraki’nın Kıtdk-ı Leme-if eda kaydettiği yn beyider be cümledendir
fUmM kâmdâr kukm mzre Im iUryü,
Hmmâudm ene tmurâc-û tnkâr,
Gtrrhma 0İm^ fşkâJıyle makeyp,
HmLkM-ytmyimpr^nUestÂr Şn htyti dr mmm yarirraıdnıdrr:
İjna» q[fiaJk noıVMd flidor SMcnk,
IVyhn gnyvr ınnr <ıdpw rrkm.
her şeyde sadece o vanbr. Şn var ki, vehtn ve hayalde
fn beydlcr de fi» Fkns » Tiıye İTaadeti’nr nanre olarak toyleflaiş yurlemıdefi*
d .VU^bi eş Şazeli diyor ki: Bir mag^^ J I k* inPİcr **» w bana ccrap verildi:
m m laHMB tana şükreden bir kul olurum? dakm çok mmei rerünûş kimse görmedi^ zaman
* P»t|iwıbtrr> Mandere. emirlere nimetler verdin. Bo^rle^ âm çok MBMt verifcauf kimse görmem?
' E||cf pevgambcıieıe iMmetier venimeseydı sen do^ yokn
t---1-----L — I----r uyardın? Eg^r devto başkanlan olmasayiu^
I hepn aynı zamanda semn üzerine verilmif nışh,^ Şfdıdmrb: I
iv foUdşm vardı, bv majr^rada onunla beraber kalıyorduk Ve ü sivil yvIvnİifddL İCendı kendimize, yann bize fetih kapılan açılır dire did^ kı, JMBBvı beybcCİi bir kışının içen girdiğini gördük Aramızda şu koıaı^
-Ics Abdaknehk in [melik olan Hak km] kuluyum.
Omm Alah vı sefa kulianndan olduğunu anladık ve konuşmaya devmı^
-Hako nedv dedim.
-Ya fcnn hakn nedir dedi ve sözüne devam etti; “Yann bana feüh navpo^ ynviaB loııra da bana kapılar açılacak* diyen kişinin hali nasıldır kı? Buv^ svitv ae ieiah! Ey nefs, niçin Hak Teilâ ya ihlasla ve saf olarak tapmazsıo?
iv şahap boe niçin gönderildiğini anladık. Tevbe eyleyip istiğfar getsık| Cenabı Hakka halis, saf, has kulluğumuzun neticesinde bize fetih ufi şçUl Şeyh Hazretleri divor b:
IcfvUUı ı (SJLT.) rüyamda gördüm. Aramızda şu konuşma geçti;
-Ey Ak efctfesmı pislikten temizle ki, her nefeste Allah’ın yardım ve MüyardbBB.
-Ya Rrpıhıiah benim elbisem hangisidir?
-Hak TeÜâ sana beş hîiat gîydırmiştir: Muhabbet hilati, tevhit hüdiifi hâHk tmm bıktı, İslam hilatL Allah Teâli'yı dost edinen kişiye her şey koki Hik Teilâ yı bdap anlayamn gözünde hiçbir
Şeyh Ebü’l-Hasan diyor ki:
-Başlangıçta çölde, sahrada olmakla şebre gebp baytrb kbmVervn so\\bet\rv« Vaı-tılmak arasında tereddüt ediyordum. O sırada batta, “bu da^başmdabu ve\\ vaıdaı* diye tarif ettiler, ziyaret etmek istedim, akşama do^m uiaşttm. ¥cevtd\>ket\dvme, %«-celeyin yanına girmeyeyim dedim ve oturdu^ ma^aıamıt ^rtşmde 'yatltm. sırada içenden şu sözler geliyordu*.
Hey Allahım, kuUanndan niceleri halkı kend^enıve musahhat lu\xtvaxv\ \iXei musahhar kılarsan neticeye razı olurlar. Bert vse sendetv,halkı\>aıvakar^vVöV\ı\ kılmanı ve benim kendisine sı^nacak senden başka kimse hırakmaıtvanı dı\er
Bunu işittiğimde ben, “Ey can, bak dinle. Bu şeybban^ deryaAasvVvafc^ demekten kendimi alamadım.
Sabah oldu, huzuruna g>np selam verdim, beybetb ve vakuı Vuhxvde
Yasin el-Mağrİbî el-Hâccâm el-Esved (k.s.)
Velayet erbabından ve keramet tahıplenndendı. Ancak hacamatçılı^ onu gizlemiş ü. İmam Nevevî (kcLs.) muntlennden olup ziyaretine gider, sohbet ve hizmetinde bulunurdu. Ona nispeti iradet makamı mspetıydı. Şeyh ne işaret etse aynen yapardı. Bir gun ona, "Yanındaki emanet btaplan sahiplerine ver, memleketine git. adem ziyaret et" dedi.
İmam Nevevî buna uyarak memleketine vardı, aile feıtlenylc görüştü ve hastalandıktan sonra oldu.
Şeyh Yasin (kd.s.) 687 Rebiülevvelindc/1288 Nisanında vefat etti. Bu sırada seksen yaşındaydı. İmam Nevevî ise 676 Recebinde/1277 Kasımında dünyadan göçtü.
Afİfüddİn Telemsânî (k.s.)
Adı Süleyman bin Ali’dir. Sofiı geçinen bazı fakihJer onu zındık ve mülhid olmakla İtham etmişlerdi. Bu hususta denilir ki: Vaktiyle “Sen Nusayri mısın' denildiğinde, 'Nusayri benden bir parçadır' dedi. SûÂler zumresımn ıstılahlanna vikıf olanlara malum olduğu üzere onlann makamlarından bin cem’dir. Bu makamın sahibi varlı-pn butun parçalannı kendisinin lusımlan ve aynntılan olarak gorur, her şeyi kendinde temaşa eder. Nitekim bu husus 'İyi kotu her şey dervişin bir parçasıdır' tözüyle anlatılmıştır. Şeyhin şu mısralan da buna işaret eder:
Her hakikatin tavrında benim bir yolum var,
Her mertede ve zevkte bir yol tutarım.
Çevremdeki felekler benimle döner Felekleri kuşatan daireler benimle hareket eder.
Bizi kaldıranı biz oturturuz, yürümeye güç yetiremez olur.
-Bizi oturtanı müptela eyleriz. Bu iki büyük şahıs birbirini,^ 1 giriftar oldular. Şeyh Ahmed kötürüm oldu, ölünceye kadar yürüyç
de ölünceye kadar dert çekti, başını dertten kaldıramadı.
İmam Yafii (kd.s.) diyor ki: Dervişlerin ahvali keskin l^lıçUrda^^ Sohbet ehlinin ahvali eşit olunca halleri birbirine sirayet eder. Eşit ol ^ linin halı zayıfa geçer, bazen de önce davranan sonrakini etkiler. görünen kısmıdır, işin iç yüzünü Allah bilir.'*
NeCMÜDDİN İSFAHANI (k.S.)
Ebü’l-Abbas Mursî’nin talebesidir. Çok yıllar Mekke’de kaldı, sayılamıyjcj^ çok keramet ve menkıbesi vardır.
Yemen âlimlerinden birisi demiştir ki: Babamı hasta vaziyette bırakıp miştim. Mekke’ye vardım ve hacca gittim. Babamı rahatsız vaziyette bn^ mak zihnimi meşgul ediyordu, huzur bulamıyordum. Şeyh Necmuddin e;
-Ne olur, mükâşefeyle babamın halini öğrenseniz de, şu anda nasıl oktm bilgi verseniz, ben de huzursuzluktan kurtulsam dedim.
Şeyh o nda nazar edip şöyle dedi:
-Baban şu anda hastalıktan kurtulmuş, divanın üzerinde oturuyor, eb. vak var, kitaplannı da etrafına koymuş. Üzerinde şöyle bir elbise bulunuyor
Şeyh diğer niteliklerini de birer birer saydı, oysa hayatında babamı miştı.
Bir gün Allah’ın veli kullanndan birinin cenazesiyle mezarlığa kadar^ Fakihlenn ileri gelenlerinden biri telkin için onun kabri üzenne oturuDa> Necmüddın güldü. Talebelerinden birisi gülüşünün sebebini sorduğunda verdi:
[649] - Telkin sahibi telkin başlayınca kabirde yatan: "Ölünün dınyetel^’ meşine hiç şaşırmaz mısın’' diyordu.
Şeyh Necmuddin’e hiç hatun alır mısın diye sorduklarında:
Hiç hatun istemem ve hatunların pişirdiği yemeği de yemem cevabu«^
>r«4ı NfimuJJuı ın f*yhı At.«fn mcmi«krtifMİt mu 'Henun Muır'a |pt va ICaı-Wflâ İLiViuı* detil. O dA Kutb u âramâk uııtrc yoU luifuUlu. Yotdi Kârarailef onu tâkâkvıp diye bâ^dıUr ve h4pftcttıler Kendisi bunden tomAsmı foyie ânla ur
Aniden dt>^anın avı uıenne ındıftı gibi bir pınn bana doğru ındı^pm §ordum Benim ba^lanmı votdu ve *Fy Allah m kulu, aradı|^n kışı benun* dedi. Gıdt gide MiMf 'a vardım. l>ı>jt^su aradığım kışının nerede oturduğunu bıiımyordum
Btr gun î^evh Fbul Abba» MurtI gelmiş diye duyuldu Dervışltfden bir cemaat "Havdı davTanın, vanp hunıruna selam verelim* dediler Bu bemnı dîkkaHsııı çekti. Hunıra vardık. İçimden bir his o kışının benim bağlarımı çoıetı pm oidogyeB soş^ krvordu ve bunu artık anlamıştım. O da dıf^erlerine fark ettirmeden bena kıaçvk bv alamet gösterdi. Ve ben iyice kanaat getirdim b, Kutb un huzıarundaTdifli. Dımya dan goçımceye kadar onun sohbet ve hizmetinden ayrdmadmı.
Onun ölümünden sonra Şeyh Necmuddtn Mekke ye mutevecahefi hareket et* tL Yolda Şeyh Ebul-Abbas MursTmn şeyhi Şerh EbuTHaaao Şaacft aan kıbneıe uşyadL Kabrinde onunla konuştu w Mekke'ye fit, orada otur dedk Mekke'ye vanp Harem-i Şenfe yakla|tı^nda hatiften ^Beldelerin en hayvlmna feknı buisHMşmr-sun, ancak buranuı ahalisi şerh insanlardır* diye bir aet feİmi|tL
Mekke'ye yerleşti ve "^21 / H21 tanhınde veiat etu Om Fudayi bm Ivıa «ı kah-nnın yakınanda btr yere defnettiler Zahirde Mekke de iHıırdıı|pı vakıtkenie om di* şanda Arafat'tan ötelerde formuşler. Ama bu haha iç vusum büm ıdemam bıkr Yanı bâtın uleması onun başka yerlerde de buiundu^Miı bdiMedn. Alnb m enb knlanndan btn dtyoc b
Resnkilih ın (t.a y.) ziyaretinden Mekke ye donuyordnm tçrmden. Şryb Necnnıddtn Mekke den Medine ye Kıç ıptmedı ve Renduttab ı maral etmndbıihfe fpçırtyordum Ancak bunu doğrulamak da latetıuyof ve b4un ytduela îtMa edtvor dum. Bu sırada ansam başmu yukaeı kaldırd^ında Şeyh Nr^muddba ı j da Medmt ye doğru giderken gördüm. Hana *Y a Muhammedi* dbpa ı amdt kooufiu.
Bn fpn auhbeUfidt btdunanlardafi banlan.
' Halı nmn. Beaululielı'nı kahnııı marete
AkıUı delilerdendir. Kendilinden çefiüı kerametler ve harikulade hallenn (iktı|p go-rulmuftur.
Şamiılar aşağı yukan biıtünüylf ona bağlanımşlardı, munt olmuşlardı. Şeyh Ali, hıkımın mahkûma hükmetmesindeki gibi onlara hükmediyordu ve onun hükmüne boyun eğiyorlardı.
Bir gun Şam'ın ileri gelenlennden birine, bir davet düzenle dedi. Adam hemen bir davet verdi; güzel konuşan hatipleri, meşhur dervişleri ça^rdı. Misafirler top iandıktan sonra Şeyh Alı geldi, kenarda şeker kalıplannı gordu, ev sahibine *Bu şe kerien havuza koy" dedi. Adam hepsini havuza attı. Dervişler şerbet u;tiler, gun ağanncaya kadar semâ ettiler, sonra yemek yediler ve donup gittiler. Şeyh Alı ev sahibine:
-Şekerleri havuzdan çıkar dedi.
Şaşıran ev sahibi havuzdan şeker kalıplarını birer birer çıkardı, hiç erimemişler dı ve dk şekliyle duruyorlardı. Oysa sabaha kadar onlann tadlandırdıgı şerbet içilmişti.
Şeyh Ali ev sahibine:
-Sen dışan çık, kapıyı üstümden kilitle ve yamma üç gün sonra gel diye tembih cm.
Adam buna uydu, kapıyı kilitledi ve çıkıp gitti.tesettür Aradan ıkı gün geçince Şeyh Ali’yle yolda karşüaştı, selâmlaştılar.
[653] Ev sahibi şeyhi dışarıda görünce hemen evine koştu, evımn kapısını nasıl kilıdediyse öylece buldu. Kilidini açtı, evine girdi. Bir de ne görsün? Evin doşemele-n kazılmış vaziyetteydi. Koşarak Şeyh Ali’ye vardı ve evinin doşemelermi niçin kazdığını sordu. Şeyh Alı buna şöyle cevap verdi:
-Sen hem salih bir kişi olacaksm hem de dervişlere haram mermerler üzerinde ziyafet vereceksin. Bu doğru değildir.
Ev sahii:
-Ey efendim, bu mermerler bana babamdan kalmıştır dediyse de Şeyh daha fazla dinlemedi, çekip giti.
Adam Şeyh’in ehl-ı keşif birisi olduğunu biliyordu. Bu sebeple mermerler konu^ funda söyledikleri onu kara kara düşündürüyordu. Nihayet bir zamanlar doşemele-
MMMkm tanp *«nne caaHDin laemMrienru alarak dof«dıgn * hr («MB Şc^k $ihab«dıb(i Suhrrverdi bir maksadı Şam'a geidj^^ AUm'>«k A&'m ıifafTtmc gıddbn’denuftı. OınleTcnkr:
- O. MMt kılmme rc çopı zaman avret yerlerini açık talan 1»% .
- Omb ytTcr^ A^cıci ny^me kararlı oldı^unu ıhde etü.
Sâmftu rvne doğru vunıznuşierdı. Şeyh Alı onların yaklaştığını |ir^ HH| m dUka dh yaJdifdkİannda arrrt yerlerim açarak oturmuştu. Şevk , bin lenı liyaret ee seninle sohbet ıstegiınude»
oCurdular. Bu sırada yuk taşıyan ıkı kı^ gd4, bolca yiyecek vank Şeyh e ikram ediniz, misafirimizdir dedr Şeyh Şdıihn^ «Aikbı^ fcam zıratetındır diyerek yemeye başladı ve Şeyh Ak şf «H bsrâkkniai saydL
Şevh Ak kürdi dDcderi cami mescidinde bulunurdu. Bir gon )det T| hr meaap gekk Şeyh Ali şehirden çıbp gitti, ölünceye kadar da bv <Ub a er o pmkten »ora Yakut şehirde hâkim oldu.
MCferrİh (MCferrİc) (k.s.)
kar ■ San^ kabdcfindendir. D«ğerli bir kişiydi. Aslında bir Habeşi küinkiı hmt bv cabe kurvetimn enşmesi neticesinde altı ay ş'emek vemed. mm ktkitt OM <kb dkvaııe olmuş zannetti, vurup dövdulerse de tayda ftmeklil hkM çbakmış okluğunu fark ettiler. Bu kerametlerin ondan qli|^ ^ oİH akak aıce kuş ed kızartıp huzuruna getirdi. Kuşlara uçunuz kmi ^‘n Miyif oçmayahaşladilar
I tb54 Sobbetme kadLuılardan bıh onu anie gûnu Arafat'ta gordu. mf^ da enade fördu rt yanında bulundu. Ayn ayn mekânlarda am|p^ ^ yıniBriı babmınlır sonra karşılaştıklarında gördüklerim lukiÂ^ anlamda aflkşnurfak çıkar. Bin, o gun Arafat’ta, di|eri de endi diT [ıdHrmiıııkkhı uzenne^ yemin edip ant içerler BulrıkH*^tesettür sunda.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder